İçeriğe geç
✦ القرآن الكريم

Türkçe anlam çevirisi — سورة النبإ

۞ Metni oku
۞

سورة النبإ

رقم السورة: 78 · 40 آية

Verse 1

Neyi birbirlerine sorup dururlar? ﴿1﴾

Verse 2

Pek ulu haberi. ﴿2﴾

Verse 3

Öylesine haber ki onlar, bu hususta aykırılığa düşmüşlerdir. ﴿3﴾

Verse 4

Hayır, bilirler yakında. ﴿4﴾

Verse 5

Gene de hayır, bilirler yakında. ﴿5﴾

Verse 6

Yeryüzünü, hazır bir yaygı olarak yaymadık mı? ﴿6﴾

Verse 7

Ve dağları, çiviler gibi çaktık. ﴿7﴾

Verse 8

Ve sizi, çiftçift yarattık. ﴿8﴾

Verse 9

Ve uykunuzu, vakitli bir istirahat zamanı kıldık. ﴿9﴾

Verse 10

Ve geceyi, her şeyi örten bir örtü yaptık. ﴿10﴾

Verse 11

Ve gündüzü de geçim zamanı. ﴿11﴾

Verse 12

Ve üstünüzde, yedi sağlam yapı kurduk. ﴿12﴾

Verse 13

Ve yalımyalım yanan bir kandil yarattık. ﴿13﴾

Verse 14

Ve sıkılan bulutlardan şarılşarıl sular akıttık. ﴿14﴾

Verse 15

Akıttık da o sayede tohumları, otları. ﴿15﴾

Verse 16

Ve birbirine sarmaşdolaş bahçeleri, bağları meydana getirdik. ﴿16﴾

Verse 17

Şüphe yok ki ayırma gününün vakti de tayin edilmiştir. ﴿17﴾

Verse 18

O gün Sur üfürülür de gelirsiniz bölükbölük. ﴿18﴾

Verse 19

Ve gök açılmış, kapılar haline gelmiştir. ﴿19﴾

Verse 20

ve dağlar yürütülmüş, seraba dönmüştür. ﴿20﴾

Verse 21

Şüphe yok ki cehennem pusudadır. ﴿21﴾

Verse 22

Azanlara dönüp varılacak son yerdir. ﴿22﴾

Verse 23

Yıllar boyunca kalırlar orada. ﴿23﴾

Verse 24

Ne bir serinlik tadarlar, ne içilecek bir şey. ﴿24﴾

Verse 25

Ancak bir kaynar su, ancak bir kan ve irin. ﴿25﴾

Verse 26

Bir cezadır ki tam uygun. ﴿26﴾

Verse 27

Şüphe yok ki onlar, hiçbir soru ummazlardı. ﴿27﴾

Verse 28

Ve delillerimizi boyuna yalanlarlardı. ﴿28﴾

Verse 29

Ve biz her şeyi birbir sayıp yazdık. ﴿29﴾

Verse 30

Artık tadın, ancak azabınızı arttırırız sizin. ﴿30﴾

Verse 31

Şüphe yok ki çekinenlere bir kurtuluş, bir kutluluk ve murada eriş yeri var. ﴿31﴾

Verse 32

Bahçeler, üzümler. ﴿32﴾

Verse 33

Ve memeleri yeni sertleşmiş yaşıt kızlar. ﴿33﴾

Verse 34

Ve dopdolu kadeh. ﴿34﴾

Verse 35

Ne boş bir söz duyarlar orada, ne birbirlerini yalanlama. ﴿35﴾

Verse 36

Rabbinden, fazlasıyle bir lütuf ve ihsan. ﴿36﴾

Verse 37

Göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin Rabbidir rahman, onun hitabına nail olmazlar. ﴿37﴾

Verse 38

O gün, Ruh ve melekler, saf saf dururlar; konuşamazlar, ancak rahmanın izin verdiği konuşur ve gerçek söyler. ﴿38﴾

Verse 39

Bugün, gerçektir, artık dileyen, dönüp Rabbinin tapısına varmaya bir vesile edinir. ﴿39﴾

Verse 40

Şüphe yok ki biz sizi, yakın bir azapla korkutmadayız; o gün kişi, elleriyle hazırladığına bakar ve kafir de ne olurdu der, keşke toprak olaydım. ﴿40﴾

An-Nabaa

ترجمة المعاني أو النقل الصوتي بحسب السجلات الموجودة، لا يُغني عن النص القرآني العربي.

Baskı ve kaynak

النصوص والروايات والبيانات كما حُفظت في قاعدة الموقع، دون تعديل الرسم أو التشكيل أو نسبة الترجمات إلى النص العربي. راجع طبعة المصحف الأصلية عند المقابلة.

Bu sayfayı paylaş