İçeriğe geç
✦ القرآن الكريم

Türkçe anlam çevirisi — سورة المرسلات

۞ Metni oku
۞

سورة المرسلات

رقم السورة: 77 · 50 آية

Verse 1

Andolsun, ardı ardınca, iyilikle gönderilenlere. ﴿1﴾

Verse 2

Şiddetle esip yelenlere. ﴿2﴾

Verse 3

Bulutları yayıp sürenlere. ﴿3﴾

Verse 4

Gerçekle aslı olmayanı ayırt edenlere. ﴿4﴾

Verse 5

Öğütleri telkin edenlere. ﴿5﴾

Verse 6

Özürle suçu yok etmek hususunda olsun, yahut korkutma hususuna ait bulunsun. ﴿6﴾

Verse 7

Şüphe yok ki size vaat edilen, mutlaka olacak. ﴿7﴾

Verse 8

Yıldızların ışıkları sönünce. ﴿8﴾

Verse 9

Ve gök yarılınca. ﴿9﴾

Verse 10

Ve dağlar, yerlerinden kopup dümdüz olunca. ﴿10﴾

Verse 11

Ve peygamberler toplanınca. ﴿11﴾

Verse 12

Hangi gün için geciktirildi bunlar? ﴿12﴾

Verse 13

Ayırma günü için. ﴿13﴾

Verse 14

Ve nedir, bilir misin ayırma günü? ﴿14﴾

Verse 15

Vay hallerine o gün yalanlayanların. ﴿15﴾

Verse 16

Önce gelenleri helak etmedik mi? ﴿16﴾

Verse 17

Sonra da son gelenleri tutar, katarız onlara. ﴿17﴾

Verse 18

Böyle yaparız günahkarlara. ﴿18﴾

Verse 19

Vay hallerine o gün yalanlayanların. ﴿19﴾

Verse 20

Sizi, bayağı ve azıcık bir sudan yaratmadık mı? ﴿20﴾

Verse 21

Derken onu, karar edilecek kuvvetli bir yerde tutmadık mı? ﴿21﴾

Verse 22

Bilinen bir müddete dek. ﴿22﴾

Verse 23

Derken taktir ettik yaratılışını, ne güzel de takdir ederiz biz. ﴿23﴾

Verse 24

Vay hallerine o gün yalanlayanların. ﴿24﴾

Verse 25

Yeryüzünü, bir toplantı yeri olarak halk etmedik mi? ﴿25﴾

Verse 26

Dirilere ve ölülere. ﴿26﴾

Verse 27

Ve orada, sabit ve metin dağlar yarattık ve sizi, tatlı suyla suvardık. ﴿27﴾

Verse 28

Vay hallerine o gün yalanlayanların. ﴿28﴾

Verse 29

Haydi yürüyün yalanladığınıza doğru. ﴿29﴾

Verse 30

Yürüyün üç kola ayrılmış gölgeye doğru. ﴿30﴾

Verse 31

Ne gölgelendirir sizi o, ne alevden korur. ﴿31﴾

Verse 32

O, köşk gibi kıvılcımlar fırlatır. ﴿32﴾

Verse 33

Sanki o kıvılcımlar, birer sarı erkek devedir. ﴿33﴾

Verse 34

Vay hallerine o gün yalanlayanların. ﴿34﴾

Verse 35

Bu, bir gündür ki söz söyleyemezler. ﴿35﴾

Verse 36

Onlara izin de verilmez, özür getiremezler. ﴿36﴾

Verse 37

Vay hallerine o gün yalanlayanların. ﴿37﴾

Verse 38

Budur ayırma günü, sizi de toplarız, öncekileri de. ﴿38﴾

Verse 39

Artık bir düzeniniz varsa düzüp koşun. ﴿39﴾

Verse 40

Vay hallerine o gün yalanlayanların. ﴿40﴾

Verse 41

Şüphe yok ki çekinenler, gölgeliklerdedir ve pınar başlarında, ﴿41﴾

Verse 42

arzuladıkları meyveleri bulurlar. ﴿42﴾

Verse 43

Yiyin ve için, afiyetler olsun yaptıklarınıza karşılık. ﴿43﴾

Verse 44

Şüphe yok ki böyle mükafatlandırırız iyilik edenleri. ﴿44﴾

Verse 45

Vay hallerine o gün yalanlayanların. ﴿45﴾

Verse 46

Yiyin ve geçinin az bir müddet, şüphe yok ki suçlularsınız siz. ﴿46﴾

Verse 47

Vay hallerine o gün yalanlayanların. ﴿47﴾

Verse 48

Rüku edin denince onlara, rüku etmezler. ﴿48﴾

Verse 49

Vay hallerine o gün yalanlayanların. ﴿49﴾

Verse 50

Bundan sonra artık hangi söze inanırlar ki? ﴿50﴾

Al-Mursalat

ترجمة المعاني أو النقل الصوتي بحسب السجلات الموجودة، لا يُغني عن النص القرآني العربي.

Baskı ve kaynak

النصوص والروايات والبيانات كما حُفظت في قاعدة الموقع، دون تعديل الرسم أو التشكيل أو نسبة الترجمات إلى النص العربي. راجع طبعة المصحف الأصلية عند المقابلة.

Bu sayfayı paylaş