Çocukluğu ve mesleği
Biyografi, doğumunu 1318 H yılında Şam’ın Sâlihiyye semtinde, Hanbelî Camii yanında gösterir. Babası çocukken vefat eder. Annesi Kur’an öğrenimini düzenler; on iki yaşında taş ustalığını öğrenmeye başlar.
Uzun yıllar Kāsiyûn çevresinde çalışır, havuz ve taş tekneler yapar. Anlatı, geçim için çalışmayı, aileye bakmayı, ilmi ve ibadeti aynı hayatın parçaları olarak sunar.
İlim çevresi ve toplum hayatı
Kaynak, 1917’de başlayan askerlik hizmetini, mesleğine dönüşünü ve Fransız sömürge yönetimine karşı mücadeleye katılmasını anlatır. İlmî ilişkileri arasında Bedreddin el-Hasenî, Muhammed b. Cafer el-Kettânî ve Muhammed el-Hâşimî gibi isimler vardır.
Uzun isim listeleri bir ilişki ağını gösterir; bütün bağların aynı türden öğrencilik olduğu varsayılmamalıdır. Şeriat ile hakikati göz üzerinden açıklar: şeriat gözbebeği, hakikat onun nurudur; göz ışık olmadan göremez.
Okumaları ve sohbetleri
İleri yaşlarında dinî eserlerin yanı sıra tabiat bilimleriyle ilgili kitaplara yönelir. Biyografi anatomi, astronomi, jeoloji, bitkiler ve elektrik üzerine yazılarından söz eder. Öğrencileri el yazılarını temize çeker; kendisi hayattayken yayımlanmalarına isteksizdir.
Sohbetleri çoğunlukla dost ve talebelerinin evlerinde yapılır. Kuşeyrî Risâlesi, Riyâzü’s-sâlihîn ve İhyâü ulûmi’d-dîn gibi eserler okunur. Kaynak, İbnü’l-Arabî’nin Mâ lâ yuavvelü aleyh risalesine yazdığı açıklamaya yönelik övgüleri de aktarır.
Ahlâkı ve rivayetler
Tanıklıklar onu cömert, mütevazı, şakacı ve şöhretten kaçınan biri olarak anlatır. Mustafa es-Sibâî özellikle insanları dürüst bir hayata yöneltmesini ve tasavvufu para ya da itibar aracına dönüştürmemesini vurgular.
Metinde keramet ve şifa anlatıları bulunur. Bunlar kaynağın aktardığı dinî tanıklıklardır; bu seçkide tedavi ayrıntıları alınmamıştır. Kaynak, Hârûn’un iman ve istikameti olağanüstü olaylardan üstün tuttuğunu da belirtir.
Cömertlik ve miras
Un dağıtması ve bir ailenin ev sahibi olmasına yardım etmesi gibi hikâyeler cömertliğini örnekler. Sade yaşadığı ve evinden başka az mal bıraktığı söylenir.
Biyografi vefatını 19 Cemâziyelevvel 1382 H olarak verir; vasiyetiyle Şeyh Arslan ed-Dımaşkī’nin yanına defnedildiğini belirtir. Ekberî gelenekle bağı, Fütûhât’ı okumaya yönelttiği öğrencisi Mahmud el-Gurâb üzerinden de görülür. İbnü’l-Arabî’nin çağdaşı değil, sonraki dönem okuyucu ve hocalarındandır.
