Aile ve öğrenim
Abdülganî b. İsmail en-Nablusî, 1050 H / 1641 yılında Şam’da doğar. Ailesinin birkaç kuşağı ilimle, özellikle Derviş Paşa Camii’nde öğretim ve vakıf idaresiyle tanınır.
Kaynak, Hz. Ömer’e uzanan soy iddiasını aktarırken mevcut listeler arasında eksik bir halka bulunduğunu açıkça belirtir. İlk hocası babasıdır. Çocukluğunda Kur’an, dil bilgisi, fıkıh ve kıraat öğrenir; Emeviyye Camii’nde Necmeddin el-Gazzî’nin hadis derslerine katılır.
On iki yaşında babasını kaybeder. Annesi öğrenimini sürdürmesini sağlar. Satılan aile kütüphanesinin bir bölümünü daha sonra geri alabilir.
Öğretim ve inziva
Yaklaşık yirmi yaşında Emeviyye Camii’nde ders vermeye başlar. Edirne ve İstanbul yolculuklarından sonra Şam’ın Meydan semtinde kadılık görevi alır; öğretim ve yazıya yoğunlaşmak için ayrılır. Anlatı, 1090 H yılına kadar yaklaşık elli eser yazdığını söyler.
Kırk yaşları civarında zor bir dönem ve ardından evinde yedi yıllık inziva anlatılır. Öğrenci kabulü, yazı ve mektuplaşma sürer. Biyografi, karşılaştığı düşmanlığı İbnü’l-Arabî’nin tasavvuf anlayışını savunması ve bazı fakihlerle anlaşmazlıklarıyla ilişkilendirir.
Yolculuklar ve son yıllar
Daha sonra Lübnan, Suriye bölgesi, Mısır ve Hicaz’a yolculuk eder. Sonunda Sâlihiyye’ye yerleşir; Beyzâvî tefsirini ve Fütûhât’ı okutmayı sürdürür. 1143 H / 1731 yılında vefat eder ve evinde yaptırdığı kubbeli mekâna defnedilir.
Kaynak, kısa süreli Şam müftülüğünü ve ardından öğrencisi Halil b. Esad el-Bekrî’nin atanmasını da anlatır. Bu aylarda verdiği fetvaları bir defterde topladığını belirtir.
Eserleri ve Ekberî gelenekteki yeri
Biyografi; kitap, risale, şerh, şiir ve seyahatname türlerinde üç yüzden fazla eser sayar. Konular arasında tasavvuf, fıkıh, hadis, tefsir, rüyalar ve ziraat vardır.
Mevlevî uygulamaları, mûsiki, sevgi, kahve ve tütün hakkındaki tartışmalara katılması ile açık delil olmadan tekfire karşı çıkması vurgulanır. Fıkıh bilgisi ve tasavvufî yönelişi birbirini besleyen unsurlar olarak sunulur.
Nablusî, İbnü’l-Arabî’den yüzyıllar sonra yaşamıştır. Dolayısıyla onun doğrudan hocalarından değil, sonraki okuyucu ve yorumcularındandır. Fütûhât öğretimi ve Gâyetü’l-matlûb fî mahabbeti’l-mahbûb gibi eserlerde sevgiyi savunması, bu alımlama tarihinin parçalarıdır.
