İçeriğe geç
✦ القرآن الكريم

Türkçe anlam çevirisi — سورة الدخان

۞ Metni oku
۞

سورة الدخان

رقم السورة: 44 · 59 آية

Verse 1

Ha mim. ﴿1﴾

Verse 2

Andolsun her şeyi açıklayan Kur'an'a. ﴿2﴾

Verse 3

Şüphe yok ki biz onu, kutlu bir gecede indirdik, şüphe yok ki biz, insanları korkuturuz. ﴿3﴾

Verse 4

O gecede ayrılır, takdir edilir her hükmolunan iş. ﴿4﴾

Verse 5

Bir iş ki katımızdan hükmolunur, şüphe yok ki biz göndermişizdir. ﴿5﴾

Verse 6

Rahmet olarak Rabbinden; şüphe yok ki o, duyar, bilir. ﴿6﴾

Verse 7

Rabbidir göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin. Adamakıllı inanır, iyice bilirseniz. ﴿7﴾

Verse 8

Yoktur ondan başka tapacak, diriltir ve öldürür; Rabbinizdir ve Rabbidir gelip geçen atalarınızın. ﴿8﴾

Verse 9

Hayır, onlar şüphe içindedir, alay edip dururlar. ﴿9﴾

Verse 10

Artık gözetle gökyüzünden apaçık, gözle görünür bir dumanın geleceği günü. ﴿10﴾

Verse 11

Bütün insanlara yayılır, budur elemli azap. ﴿11﴾

Verse 12

Rabbimiz, bizden azabı, gider, şüphe yok ki inandık biz. ﴿12﴾

Verse 13

Siz neredesiniz, öğüt alma nerede ve andolsun ki onlara, her şeyi açıklayan bir Peygamber geldi de. ﴿13﴾

Verse 14

Sonra yüz çevirdiler ondan ve kendisine birşeyler öğretilmiş delinin biri dediler. ﴿14﴾

Verse 15

Şüphe yok ki birazcık gidereceğiz azabı, fakat gene şüphe yok ki kafirliğe döneceksiniz. ﴿15﴾

Verse 16

O gün pek şiddetli bir surette tutar, cezalandırırız, şüphe yok ki öc alırız biz. ﴿16﴾

Verse 17

Ve andolsun ki onlardan önce Firavun'un kavmini de sınamıştık ve onlara güzel huylu bir peygamber gelmişti de. ﴿17﴾

Verse 18

Allah'ın kullarını demişti, bana teslim edin, şüphe yok ki ben, emin bir peygamberim size. ﴿18﴾

Verse 19

Ve Allah'a karşı yücelik satmaya kalkışmayın; şüphe yok ki ben size, apaçık bir delil getirdim. ﴿19﴾

Verse 20

Ve şüphe yok ki ben Rabbime ve Rabbinize sığınırım beni taşlayıp öldürmenizden. ﴿20﴾

Verse 21

Bana inanmıyorsanız bırakın tek başıma beni. ﴿21﴾

Verse 22

Derken Rabbine dua edip şüphe yok ki bunlar demişti, mücrim bir topluluk. ﴿22﴾

Verse 23

Artık kullarımla geceleyin yola düş, şüphe yok ki ardınızdan geleceklerdir. ﴿23﴾

Verse 24

Deniz açılmışken öylece bırak, şüphe yok, onlar bir ordudur ki boğulacak. ﴿24﴾

Verse 25

Nice bahçeler terkettiler ve nice akarsular. ﴿25﴾

Verse 26

Ve tarlalar ve güzelim meclisler. ﴿26﴾

Verse 27

Ve bolbol yeyip geçindikleri nice nimetler. ﴿27﴾

Verse 28

Böyle işte ve onları miras verdik bir başka topluluğa. ﴿28﴾

Verse 29

Derken ne gök ağladı onlara, ne yer ve mühlet de verilmedi onlara. ﴿29﴾

Verse 30

Ve andolsun ki İsrailoğullarını aşağılatıcı bir azaptan kurtardık. ﴿30﴾

Verse 31

Firavun'dan; şüphe yok ki o haddi aşanlardan yücelik satan, ululanan biriydi. ﴿31﴾

Verse 32

Ve andolsun ki İsrailoğullarını, bilerek bütün alemlerden üstün olmak üzere seçtik. ﴿32﴾

Verse 33

Ve onlara, apaçık nimetleri muhtevi deliller verdik. ﴿33﴾

Verse 34

Gerçekten de şunlar elbette derler ki. ﴿34﴾

Verse 35

İlk ölümümüzden başka ölüm yok bize ve biz, tekrar dirilmeyiz de. ﴿35﴾

Verse 36

Doğru söylüyorsanız getirin babalarımızı bize. ﴿36﴾

Verse 37

Bunlar mı daha hayırlıdır, yoksa Tubba' kavmiyle onlardan öncekiler mi? Helak ettik onları, şüphe yok ki mücrimlerdi onlar. ﴿37﴾

Verse 38

Ve biz gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri eğlence için, boşuboşuna yaratmadık. ﴿38﴾

Verse 39

Biz onları, ancak gerçek olarak yarattık ve fakat çoğu bilmez. ﴿39﴾

Verse 40

Ayrılma günü, gerçekten de hepsinin muayyen bir günüdür. ﴿40﴾

Verse 41

O gün dostun dosta faydası olmaz ve onlar, bir yardım da görmezler. ﴿41﴾

Verse 42

Ancak Allah kime acırsa o başka; şüphe yok ki odur üstün ve rahim. ﴿42﴾

Verse 43

Şüphe yok ki zakkum ağacı. ﴿43﴾

Verse 44

Suçluların yemeğidir. ﴿44﴾

Verse 45

Erimiş bakıra, kurşuna benzer, karınlarda kaynar. ﴿45﴾

Verse 46

Kaynar su gibi. ﴿46﴾

Verse 47

Tutun onu da sürüyün koca cehennemin ta ortasına. ﴿47﴾

Verse 48

Sonra da dökün kaynar suyu azab olarak tepesine. ﴿48﴾

Verse 49

Tat, şüphe yok ki sen üstündün, kerem sahibiydin. ﴿49﴾

Verse 50

Gerçekten de buydu şüphe ettiğiniz. ﴿50﴾

Verse 51

Şüphe yok ki çekinenler, emin bir makamdadır. ﴿51﴾

Verse 52

Cennetlerde ve akarsuların kıyılarında. ﴿52﴾

Verse 53

İnce ve kalın ipekliler giyerler, karşıkarşıya otururlar. ﴿53﴾

Verse 54

Böyle işte ve onları evlendiririz iri gözlü hurilerle. ﴿54﴾

Verse 55

Orada emin bir halde her çeşit meyvelar isterler. ﴿55﴾

Verse 56

İlk ölümden başka ölüm tatmazlar orada ve onları korur koca cehennemin azabından. ﴿56﴾

Verse 57

Rabbinden bir lütuf ve ihsan olarak; budur o büyük kurtuluşun, murada erişin ta kendisi. ﴿57﴾

Verse 58

Gerçekten de öğüt alsınlar diye Kur'an'ı senin dilinle indirdik, okuyuşunu da kolaylaştırdık. ﴿58﴾

Verse 59

Artık gözetle, bekle; şüphe yok ki onlar da gözetlemedeler, beklemedeler. ﴿59﴾

Ad-Dukhan

ترجمة المعاني أو النقل الصوتي بحسب السجلات الموجودة، لا يُغني عن النص القرآني العربي.

Baskı ve kaynak

النصوص والروايات والبيانات كما حُفظت في قاعدة الموقع، دون تعديل الرسم أو التشكيل أو نسبة الترجمات إلى النص العربي. راجع طبعة المصحف الأصلية عند المقابلة.

Bu sayfayı paylaş